Şimdi ise bambaşka bir durumu hayal edin.
Evinizden çıkıyorsunuz ve yalnızca bir dakika sonra kendinizi yürüyüş, koşu ya da bisiklet parkurunda buluyorsunuz. Önceden hiçbir şey planlamanız gerekmiyor, şehrin öbür ucuna gitmek için zaman harcamıyorsunuz ve sıradan bir yürüyüşü özel bir programa dönüştürmek zorunda kalmıyorsunuz. Böyle bir ortamda hareket etmek, günlük yaşamın doğal bir parçası hâline geliyor.
Aynı ilke yalnızca spor için geçerli değildir.
Bugün birçok modern konut kompleksinde insanlar yıllarca yan yana yaşamalarına rağmen komşularını neredeyse hiç tanımıyor. Bunun nedeni çoğu zaman insanların içine kapanık olması ya da iletişim kurmak istememesi değildir. Asıl sorun, bu karşılaşmaların kendiliğinden gerçekleşebileceği ortak alanların bulunmamasıdır.
Çocuklar birlikte oyun oynadığında ebeveynler doğal olarak sohbet etmeye başlar. Bir konut kompleksinde rahat dinlenme alanları, bahçeler, kamelyalar ve ortak kullanım alanları bulunduğunda insanlar dairelerinde daha az, dışarıda ise daha fazla zaman geçirir. Tesadüfi sohbetler zamanla tanışıklıklara dönüşür. Tanışıklıklar dostluklara dönüşür. Dostluklar ise ortaklıklara, hatta bazen tamamen yeni projelere dönüşebilir.